Salonda saatlerce emek verilerek elde edilen bir saç rengi, yanlış bir bakım rutiniyle birkaç hafta içinde solabilir. Danışanlarımızdan sık duyduğumuz bir cümle var: "İlk hafta çok güzeldi, sonra matlaştı." Bunun nedeni çoğu zaman boyanın kalitesi değil, evde yapılan küçük hatalardır. Üsküdar'daki salonumuzda boya, röfle ya da ombre uygulaması yaptırdığınızda, salondan çıkarken size mutlaka bir bakım planı öneririz. Bu yazıda o planın temel adımlarını herkesle paylaşmak istedik.
Boyadan sonraki ilk günler
Boya işleminden sonraki ilk iki üç gün, rengin saç teline yerleştiği kritik bir dönemdir. Bu sürede saçı yıkamamaya özen göstermek, rengin daha uzun süre kalmasına yardımcı olur. Yıkamak zorunda kalırsanız yalnızca ılık suyla durulamak ve hafif bir krem uygulamak yeterli olacaktır. İlk günlerde saçı sıkı şekilde toplamak, şapka ya da bere takmak da sürtünme nedeniyle renk kaybını hızlandırabilir.
Şampuan ve krem seçimi
Boyalı saçların en büyük düşmanlarından biri sert temizleyicilerdir. Bazı şampuanlarda bulunan güçlü köpürtücü maddeler, saç telinin dış yüzeyini açarak boya pigmentlerinin dışarı çıkmasına neden olur. Bu yüzden boyalı saçlar için özel olarak geliştirilmiş, sülfatsız ve renk koruyucu ürünler tercih edilmelidir. Saç kremi her yıkamadan sonra mutlaka kullanılmalı, özellikle uçlara yoğunlaşılmalıdır. Sarı, kumral ya da küllü tonlarda zamanla istenmeyen sıcak yansımalar belirebilir. Haftada bir mor ya da mavi pigmentli şampuan kullanmak bu tonları nötralize eder. Kızıl ve bakır tonlar için ise renk tazeleyici özel ürünler bulunur. Bu ürünleri gereğinden sık kullanmak saçta istenmeyen bir ton birikmesine neden olabilir, bu yüzden kullanım sıklığını saçınızın durumuna göre birlikte belirlemek en doğrusudur. Ürün değiştirmeden önce salonda danışmanız, yanlış bir seçimin rengi bozmasını önler.
Yıkama alışkanlıklarını gözden geçirin
Saçı her gün yıkamak, rengin hızla solmasının en yaygın nedenlerinden biridir. Mümkünse yıkama sıklığını haftada iki üç kez ile sınırlamak, aradaki günlerde kuru şampuan kullanmak rengi korur. Suyun sıcaklığı da önemlidir: Sıcak su saç telini açar, ılık ve son durulamada serin su ise teli kapatarak rengin içeride kalmasını sağlar. Saçı havluyla sertçe ovalamak yerine yumuşak bir pamuklu tişört ya da mikrofiber havluyla bastırarak kurulamak, hem kırılmayı hem de renk kaybını azaltır.
Isı, güneş ve su: Rengin üç düşmanı
Boyalı saçların korunması gereken dış etkenleri bilmek, bakımın yarısıdır:
- Isı: Fön, maşa ve düzleştirici kullanmadan önce mutlaka ısı koruyucu uygulayın. Cihazları en yüksek derecede kullanmaktan kaçının.
- Güneş: Uzun süre güneşte kalacaksanız UV korumalı saç spreyi kullanın ya da şapka takın.
- Klor ve tuzlu su: Havuza ya da denize girmeden önce saçı temiz suyla ıslatıp az miktarda krem sürmek, saçın klorlu ya da tuzlu suyu emmesini azaltır.
- Kireçli su: Bazı bölgelerde suyun sertliği saçta matlaşmaya yol açabilir; duş başlığına takılan bir filtre bu konuda işe yarar.
Maske ve salon bakımı
Boya ve özellikle açma işlemleri saç telinin nem dengesini bozar. Haftada bir uygulanan derinlemesine nemlendirici bir maske, saçın esnekliğini ve parlaklığını geri kazandırır. Maskeyi önerilen süre boyunca bekletmek ve üzerine sıcak bir havlu sarmak etkisini artırır. Uçlarda kırılma başladıysa bunu ürünlerle gizlemek yerine düzenli aralıklarla uç almak daha sağlıklı bir çözümdür. Salonumuzda uyguladığımız bakım seansları, rengin canlılığını tazelemek ve yıpranmış telleri onarmak için ek bir destek sunar.
Renginiz için doğru adres
Acıbadem, Kadıköy ve Üsküdar çevresinden gelen danışanlarımız, boya randevularını genellikle bakım seanslarıyla birlikte planlıyor. Saçınızın durumunu birlikte değerlendirmek için iletişim bölümünden bize ulaşabilir, renk ve bakım üzerine diğer yazılarımızı blog sayfamızda okuyabilirsiniz.